18 Ocak 2008 Cuma

You

At first, love made music,
And then music began to make love;
I thought it is my love that made you,
But, then, it is you who made my love a reality.

- Prakash Kona, You & Other Poems, p. 66

10 Ocak 2008 Perşembe

S

II

senin için,
antarktika'ya gidip,
delinmiş olan ozon tabakasının
altında yaşamayı seçebilecekken

bir bakışını "yakalayabilmek" için
geceler boyu uykusuz kalmayı çoktan
seçmişken
-- uykusuzken

sen, kibarca "yok" dedin sadece..

yüzündeki gülleri,
kokundaki nergisi,
boyundaki zerafeti,
saçlarındaki ipeksi hafifliği,
yürüyüşündeki herşeyi..

seni..

ve belki de en önemlisi..

sesini

duyabilmek uğruna yapamayacağım
saçmalık yok iken

artık sesini duy(a)mamak;
aynı şehirde yaşadığını bilerek
konuşamamak, elinden birşey gelmemek

ne de tuhaf birşeydir, bilir misin?

sana yazdığım şiirleri, mektupları gönderememek..
"kendime saklamak" onları, senin oldukları halde..

ama olsun, bir biçimde, sen olmasan da
başkaları "okuyor" onları
ve gül yüzün hatırına seni merak ediyorlar -- okuyan varsa eğer

bu kadar satırın işgâl edilme vesilesi olarak..

hava soğuk, mevsim kış
dışarıda kar ha yağdı ha yağacak desem de, yağmıyor
seni bekliyor tüm bir mevsim

yok dedikçe de sen,
kesiyor herkesi bıçak gibi..

bu kış bayağı soğuk geçecek anlaşılan..

4 Ocak 2008 Cuma

Bazen (MFÖ)

güneş doğar güneş batar
ama insan uyumaz bazen düşünür
geceler kısa çabuk geçer
ama insan uyumaz bazen düşünür
deniz masmavidir ne güzel
ama insanlar görmez bazen

şiirler şarkılar masallar
ama insanlar duymaz bazen
üzme kendini güneşsiz gibi
sevenin var bak ne güzel

deniz masmavidir ne güzel
ama insanlar görmez bazen
şiirler şarkılar masallar ama
insanlar duymaz bazen
üzme kendini güneşsiz gibi
sevenin var bak ne güzel