10 Ocak 2008 Perşembe

S

II

senin için,
antarktika'ya gidip,
delinmiş olan ozon tabakasının
altında yaşamayı seçebilecekken

bir bakışını "yakalayabilmek" için
geceler boyu uykusuz kalmayı çoktan
seçmişken
-- uykusuzken

sen, kibarca "yok" dedin sadece..

yüzündeki gülleri,
kokundaki nergisi,
boyundaki zerafeti,
saçlarındaki ipeksi hafifliği,
yürüyüşündeki herşeyi..

seni..

ve belki de en önemlisi..

sesini

duyabilmek uğruna yapamayacağım
saçmalık yok iken

artık sesini duy(a)mamak;
aynı şehirde yaşadığını bilerek
konuşamamak, elinden birşey gelmemek

ne de tuhaf birşeydir, bilir misin?

sana yazdığım şiirleri, mektupları gönderememek..
"kendime saklamak" onları, senin oldukları halde..

ama olsun, bir biçimde, sen olmasan da
başkaları "okuyor" onları
ve gül yüzün hatırına seni merak ediyorlar -- okuyan varsa eğer

bu kadar satırın işgâl edilme vesilesi olarak..

hava soğuk, mevsim kış
dışarıda kar ha yağdı ha yağacak desem de, yağmıyor
seni bekliyor tüm bir mevsim

yok dedikçe de sen,
kesiyor herkesi bıçak gibi..

bu kış bayağı soğuk geçecek anlaşılan..

Hiç yorum yok: