25 Temmuz 2007 Çarşamba

Köprü Uçmadan Kaçın! Deneme Parçaları[1]

I

Köprü uçmadan kaçın! Zaman değişti artık! Ne öyle eskisi gibi mimar-mühendis kaldı artık, ne de insanların aklı yerinde. Çocukken bize yapıların önemi anlatılırdı. Hatta, insanın geleceğini kurması bina örneğiyle açıklanırdı: Tüm hayatımız yapılar üzerine kurulmuştu.

Şimdi nerde o yapılar? Der-ri-da diye birisi çıktı bir gün, köprünün altına dinamitleri yerleştirip bastı düğmeye. Sonrası mı? İnsanlar çıldırdı o zamandan beri. Peki herşeyin sorumlusu “o” mu? Özne vardı eskiden, o’na n’oldu peki? Nesne’ye yenik mi düştü? Yoksa, “gizli özne” olarak mı sürdürüyor varlığını?


II

Tek boyutlu dünyadan çok boyutlu dünyaya geçtiğini sandığımız hayatlarımız aslında kaç boyutlu? Her bireyin, kendisine gönderilen metni algılayıp farklı yorumlaması, bizlerin çok boyutlu bireyler olduğunu mu kanıtlıyor? Daha başka bir değişle, kaç tanemiz “gönderilen” bir metni kendi çıkarına göre değiştiriyor? Değiştirip, kendi çıkarına kullanmak ne demek? Ben ne demek istiyorum tüm bu sözcüklerle?


III
Harfler ve kelimeler ne işe yarar? Benim şu anda yazdığım yazıyı okuyup anlamanıza mı?


IV

‘Kelimeler rastanlısal’ mıdır?


V

Alış-veriş yaparken hiç dikkat ediyor muyuz, ne alıp ne veriyoruz? Maddi birşey(ler)i “satın alıyoruz” da acaba mânen ne(ler) kaybediyoruz?


[1] Bu yazı, ilk olarak Çirkef mizah dergisinde yayımlanmıştır.

Hiç yorum yok: